YARGIDAN FARKINDALIĞA GEÇMEK

“Sonuca varan her bakış açısı sizi yalanlara giden yola iter.” Gary Douglas

Zihnimiz bize sürekli olarak yanlış olduğumuzu söyler ve tüm sınırlamalarımızı sıralar durur. Örneğin, arzu ettiğimiz şeyi yaratmak için yeteri kadar iyi olmadığımızı veya o miktarda parayı hiçbir zaman yaratamayacağımızı veya o beden pantolona hiçbir zaman giremeyeceğimizi, yapmak istediğimiz her ne ise başaramayacağınızı söyler durur…

Access Consciousness’ın Kurucusu Gary Douglas şöyle der, “Zihniniz bir katkı değildir, bir sonuçlandırmadır.”  Sonuçlar aslında yargının başka bir formudur. Sonuçlar hiçbir zaman yaratım ve olasılık değildir.

Zihnimiz şeyleri iyi veya kötü olarak tanımlar ve üretir, ancak bu bize gerçekten neyin mümkün olduğunun farkındalığını vermez. Zihnimiz bize yalnızca zaten bildiğimiz şeyleri açıklar. Zihin farkındalığın yerine geçmez.

“Farkındalık sadece olasılığa dayanan soruyla gelir,” Gary Douglas.

Kendinize şunu sorun: Kabul etmediğim hangi farkındalığa sahibim? Başka hiç kimsenin görmediği hangi farkındalığa sahip olabilirim? Ve buradan seçim yapın. Seçim size farkındalık ve olasılık verir.

Peki ya farkındalık ve yargı arasındaki farkı nasıl söyleyebilirsiniz? Bu fark bazen kafa karıştırıcı olabilir. Duruma dair herhangi bir reaksiyon var mı yok mu, fark buradan bulunabilinir. Bazı durumların sizin için gerçek bir duygusal yük olduğunu fark ettiniz mi? Bir durumda kendinizi duygusal bir yük ile reaksiyon verdiğinizi buluyorsanız, burada bir yargının olduğundan emin olabilirsiniz.

Yargıya girdiğimiz zaman, belirli bir durumla veya kişiyle ilgili gerçekten ne olduğunu göremeyiz. Yargı, bizim olmakta olan ile mevcut olmamıza izin vermez. Yargı sonuca varmak ile ilgilidir ve her zaman geçmişimizden etkilenir. Örneğin geçmişte sizi bir köpek ısırdıysa, köpeklerin tehlikeli olduğuna dair bir yargıya girmek kolaydır. Fark ettiniz mi burada bir soru var mı? Ya yeni bir köpek ile karşılaştığınızda durum ile ilgili farkındalığa varmak için kendinize izin verseydiniz?

Soruda kalarak, geçmişin kendini kırık plak gibi tekrar ettiği o yerden çıkar ve her olan ile farklı olasılıklara alan açılır. Köpek örneğine dönersek, bu yeni köpek ile ilgili aslında korkulacak bir durum olmadığını ve farklı bir şey seçebileceğinizi keşfedebilirsiniz.

Yaşamınızda ortaya çıkabilecek şeyleri sınırlandırmış olduğunuz zamanlar oldu mu? Çoğumuz bunu, yargıya vardığımız ve geçmişteki referans noktalarına dayandırdığımız zaman yaparız. Bu sebeple sorunun içinde yargı bulunduğunda bu sadece sonuna soru işareti konmuş sonuçlara dönüşür ki bu da sizi neyin yanlış olduğunu bulmaya iter. Bu ne yaratır? Yaşamımızda daha fazlasını mı? Daha azını mı?

Bunun yerine soruyu yargısız alandan sormak, daha fazla alan ve kolaylık sağlayan sorular sormak bize farkındalık verecektir.

Yargı ve farkındalık arasındaki farkı görmenin başka bir yolu ise bunun sıkışık ve katı mı olduğuna bakmaktır. Eğer bu şey sıkıştıran ve katı ise bu bir yargı, hafif ve akıcı ise bu bir farkındalıktır.

Yargıdan farkındalığa geçmek yaşamımızda daha fazla özgürlük daha fazla kolaylık sağlar. Farkındalık, bir şeyi yorumlamak ve sonuçlar çıkarmaktansa gerçekte olanı görmemize izin verir.

Yargı yerine farkındalığı seçmeye gönüllü olduğumuzda yaşamımızda daha fazla alıp kabul etmeye gönüllü oluruz ve bu yaşamımızı hayal bile edemeyeceğimiz kadar değiştirir! Bundan daha iyi nasıl olur? Başka neler mümkün?

Kolaylık, neşe ve ihtişamla,

Access Consciousness Ülke Haber Bülteni Ekibi

Arzu Akoymak ve Şeyda Koçak