Hüzün ve Neşe

hüzünneşeHüzün ve neşe Access Consciousness Bars noktalarından iki tanesidir. Genel olarak aynı zamanda çalıştırılırlar ve çoğu insan hüzün ve neşenin birbirlerinin tersi olduklarını varsayarlar. Durum öyle değildir. Gelin hüzün ve neşenin gerçekte ne olduklarına birlikte bakalım.

Bir bebeğin parmaklarını veya ayak parmaklarını bulmasını, tutmasını hiç izlediniz mi? Ya da annesine gülümsemesini veya bir hareket tarafından cezbedilmesini? Bebek hangi enerjiyi ifade ediyor? Bunun fıkır fıkırlığını hissedebilir baby1misiniz? Bu ne kadar genişletici olur? İşte bu neşenin enerjisidir. Neşe aslında olduğumuz şeydir! O zaman, belki de sorabilirsiniz, neden dünyada neşeden bu kadar az var? Harika soru! Çoğumuz neşemizi kendi dışımızda besledik. Bize şunlar gibi şeyler öğretildi: Biliyorsunuz hayatta her şey tıkırında değildir! Ya da şunun bazı varyasyonları: Polyanna olmak aptallıktır, sadece sizden yararlanacaklar! Buna ilaveten herkes bir tür hayal kırıklığı yaşamış olabilir ve çoğumuz bunun neşemizi kesip atmamız gerektiği demek olduğunu varsaydık. Ya bu durum öyle olmak zorunda değilse? Neşenin olaylara bağlı olduğu fikri bizim, olduğumuz neşeye erişmemize engel olur. Bu durumlarda çok kullanışlı bir Access Consciousness aracı vardır: Bakış açılarınız realitenizi yaratır. Eğer sadece sizin “iyidir” şeklinde yargıladığınız bir şey olduğunda neşeli olacağınıza inanırsanız, o zaman “mutlu” oluşuma bağlayıncaya kadar olduğunuz neşeyi alıp kabul edemezsiniz. Bu yöntemle, bir parçamız olan şeyi sebep sonuç gibi görünen kısacık bir deneyime dönüştürürüz. Ya her zaman olduğunuz neşe olmaya istekli, gönüllü olsaydınız? Bu neye benzeyebilirdi?

İnsanlar bu soruya sıklıkla “uygun olmadığı” endişesiyle karşılık veriyorlar. Bir arkadaşım henüz işini kaybetmişken veya kuzenimin kanser olduğunu öğrenmişsem nasıl neşeli olabilirim? Gary Douglas bir arkadaşının işinden kovulduğu zamanla ilgili bir öykü anlatır. Kadın onu üzüntülü biçimde aramış ve o: İşte şimdi kutlama zamanı! Hadi gidip şampanya ve turta alalım! Şimdi bütün bir olasılıklar dünyası sana kapılarını açtı! Ve bunu yapmalarını kutla! Gary olayı tamamıyla farklı bir bakış açısından gördü ve bu her şeyi değiştirdi.

İşte bir soru: Neşemizi inkâr etmek herhangi bir duruma ekleme yapıyor mu? Eğer hasta olan bir kişinin etrafında hüzünlü olarak dolaşırsanız, bu gerçekten bir katkı olur mu? Neşe tutkulu davranış demek değildir, kolaylık ve genişleme yaratan bir niteliktir. Eğer bir kişinin hastalığı varsa, durum nedeniyle onlarla birlikte hayıflanabiliriz ya da anı, yarattıkları hayatı veya dışarıda süregelen öfkeli fırtınanın güzelliğini kutlayabiliriz.

Neşeyi olaylara bağlamak, nasıl yanlışlıkla hüzne bağladığımızı da gösterir, ancak hüzün çok farklı çeşit bir şeydir. Hüzün aslında bir yaratımdır. Hüzün yargılama gerektirir, neşe ise sadece odur. Şu durumu gözünüzün önüne alın: bir arkadaşınız çocuğu attan düştü ve ayağını kırdı, bu da onların sınıf gezisine katılmalarına engel oldu. Bunu “ üzücü” durum olarak değerlendirebiliriz, ancak değerlendirme tümüyle, bu çocuk için “olacak” en iyi şeyin o sınıf gezisine katılmak olduğudur fikrine dayalı bir yargılama olur. Ya evde oturmakla hayatı boyunca arkadaşı ve danışmanı olacak biriyle karşılaşma “şansına” sahip olacaksa? Ayağın kırılması “üzücü” bir olay mıdır yoksa değil midir?

sadness1Hüzün sıklıkla kayıplara bağlanır; aile fertlerinden birinin kaybı, bir ilişkinin kaybedilmesi, bir hayali kaybedilmesi, sağlığın kaybedilmesi… Peki, ama kayıp nedir? Kayıp değişimden daha başka bir şey değildir. Çoğumuz değişimi sevmeyiz, ama ya değişim hakkında ki bakış açısını değiştirebilirseniz? Bir başka harika Access aracı şudur: İlginç bakış açısı, ben bu bakış açısına sahibim. Bunu herhangi bir şey hakkında sabit bir bakış açısına sahip olduğunuz her durumda kullanmak, kendinizle bakış açılarınız arasına mesafe koymaya ve hayatınızda daha fazla kolaylık yaratmaya başlamak için harika bir yöntemdir. Örneğin eğer karmaşık bir boşanmanın ortasındaysanız, “Bu çok üzücü ve hüzünlü, nasıl oldu da rüyalarımın evliliği bu şekilde sona erdi?” diye sormak yerine, “Vay canına, ilginç bir bakış açısı, boşanmamla ilgili bu bakış açısına sahibim. Merak ediyorum, daha başka neler mümkün? Merak ediyorum, daha başka neler benim için ortaya çıkabilir?” diyebilirsiniz.

Ayrıca basitçe söylersek “hüzünlü de hissedebiliriz” çünkü bunu bir başkasından alırız. Caddede yürüdüğünüzü ve kendinizi çok mutlu hissettiğinizi varsayın. Aniden hüzünlü birinin yanından geçtiniz ve bu hüznü çekip aldınız. Bu noktada birçok kişi “Hay Allah, kendimi çok hüzünlü hissediyorum, merak ediyorum neden bu kadar hüzünlüyüm?” diye sorarlar ve sonra buna ilave edecek “Oh sanırım amcam hastanede o nedenle hüzünlüyüm” gibi bir şey bulurlar. Hüznü sadece kendilerinin hüznü yaparlar!

Sonuç şudur: neşe bizim olduğumuz şeydir ve hüzün bir seçimdir. Çılgın olan şey, çoğumuzjoy aslında olduğumuz neşeyi geri çevirir ve sıklıkla hüznü seçeriz. Access Consciousness’ da bir deyim vardır – Şirin ama akıllı değil! Olduğunu neşeyi daha başka ne olursa olsun kabul etmeye istekli, gönüllü olur musunuz? Kendinizi “hüzünlü” hissettiğinizde, bunun değiştirebileceğiniz bir şey olduğunu kabul etmeye istekli ve gönüllü olur musunuz? Hayatınız bu basit geçişlerle nasıl değişebilir?

Teşekkür ederiz!