Merhaba 🙂
Access Consciousness hayatıma girişi, kendimi yorgun hissettiğim bir zamanda oldu. Deneyimlerime güvendiğim bir arkadaşım aracılığı ile çok sevgili Canan Bekdik ile tanıştım; önce Access uygulamaları hakkında bilgi almak için kedisi ile bir araya geldim. “Bekle” dedim kendime, “Bak bakalım Canan Hanım’ın anlattıkları ne kadar aklında kalacak, ne kadar kendisini hatırlatacak?” Access ile tanışır tanışmaz kendisini reddetmediğim gibi, hemen kucak da açmadım; sadece beklemeyi seçtim.
Ve sonra, Canan Hanım’ım kendi web sitesinde “Haklı olmayı değil mutlu olmayı seçtim” sözünü okudum. Ben dâhil, çevremdeki herkes haklı olma peşinde koşarken, haklılığını ispat etmek için başta kendileri olmak üzere etrafta ne varsa yakıp yıkarken, Canan Bekdik haklı olmaktan vazgeçtiğini söylüyordu. Pozitif dergisi için muhteşem bir röportaj konusuydu ve biz kendisi ile tekrar bir araya geldik. Uzun, dolu dolu ve çok keyifli bir röportaj yaptık. Canan Hanım’ın parmakları başımın üzerine dokunduğunda sanki bedenimden içeri porçöz dökülmüş de, tıkalı yerler açılıyormuş gibi bir hisse kapıldım. Hafiflemiştim… Ve sonra Access hayatıma iyiden iyiye girmeye başladı.
Access ile birlikte yol almaya başladıktan sonra hayatımdaki en büyük değişim sorduğum sorularda oldu. Ondan öncesinde her şeye “Neden?” diye başlayan sorularım vardı.
Neden bu böyle?
Neden hep beni buluyor?
Bu kadar çalışmama rağmen neden hala kendimi tamamen rahat hissetmiyorum?
Neden istediğim kadar başarılı olamıyorum? Binlerce, milyonlarca “neden” sorusu…
Access hayatıma girdikten sonra “NEDEN” yerini “NASIL” sorusu aldı. “Nasıl?” sorusunun hafifliği ile tanıştıktan sonra ondan vazgeçemez oldum. Artık geçmiş bilgilerime dayanarak bir sebep aramak ve kendimi sınırlandırmak yerine, “nasıl” sorusu ile sonsuz olasılıklara kapı açabilir hale geldim.
Hayat artık benim için daha hafif ve eğlenceli.
Bugün bir Access The Bars® eğitmeniyim ve bu işi aşkla yapıyorum. Öğreniyorum ve öğrendiklerimi paylaşıyorum. Öğretirken çok daha fazlasını öğreniyorum ve sürekli zenginleşiyorum
“Hayatına Access girdikten sonra bir mucize oldu mu?” diye soranlar oluyor. Evet, oldu. Ben “mucize” denilen şeyin sonsuz olasılıklarla her daim benimle olduğunu fark ettim. Dolayısı ile her gün ve her aldığım nefes benim için bir mucize.
Özlem Çetinkaya

