Sadece Benimle İletişim Kurmana İhtiyacım Var!

comm1Eşinize veya ebeveynlerinize ya da çocuklarınıza veya arkadaşlarınıza “Sadece benimle iletişim kurmana ihtiyacım var!” diye hiç sordunuz mu? Ya da belki siz, bu sorunun muhatabı olmuş olabilirsiniz. Oldukça basit bir bildirge gibi gözükse de acaba gerçekte ne anlama geliyor? Çoğu insanın, diğerlerinin kendileriyle iletişim kurmaları ihtiyacını veya isteklerini bildirirken aradıkları şey gerçekte nedir?

Dictionary.com “iletişimi” düşüncelerin, görüşlerin açığa vurulması veya karşılıklı değişimi ya da konuşmayla, yazıyla veya işaretler kullanarak verilen bilgi olarak tanımlıyor. Yeterli bir tanımlama gibi gözüküyor. Lâkin iletişimin kabaca bu denli basit veya kolay ya da ücretsiz olduğunu fark ettiniz mi? Bize iletişimin iki taraflı bir şey olduğu öğretildi. Ayrı ayrı bireyler olarak, diğerleriyle iletişimde oluruz ve diğerlerinden de bu iletişime karşılık vermelerini bekleriz. Ancak pek çok insan aslında sorular sormayı ve kendimizi ve comm3diğerlerini özgür kılacak enerji olmayı başaramazlar. Bunun yerine, pek çok insan “iletişimi” kendi bakış açılarını karşıya geçirmek, karşısındakini hem fikir olması adına ikna etmek için kullanır ve genelde bir tür yargılama veya ayıplama ya da diğer başka bir sınırlanmış pozisyona girerler. Şöyle bir örnek göz önüne alın; Çöpü neden hala dışarı çıkarmadın? Veya Neden her zaman geç kalıyorsun? Ya da Neden duygularını benimle paylaşmıyorsun? Veya sadece doğrularımı söylemek ihtiyacı duyuyorum! Çoğumuz bir nokta da buna benzer bir şeyler söylemekle suçlu oluruz. Yapmayı öğrendiğimiz şey budur. Amma velâkin bu ne kadar sıklıkla arzuladığımız neticeyi verir?  Hemen hemen hiçbir zaman!

İyi haber, bütün bu iletişim bilmecesine yaklaşabilmenin çok farklı bir yöntemi mevcuttur.

İşte bazı ipuçları:

  1. Kabul edin ki iletişim yukarıda tartışıldığı gibi çok fazla abartılmıştır. Bize “meseleleri konuşmanın” ilişki sorunlarımızın cevabı olacağı söylenmiştir ancak evlilik ve çiftler danışmanlarının kahredici başarısızlıkları, sorunları konuşmanın ne denli etkisiz olduğunu yansıtmaktadır. Davranışlarınızı ve enerjinizi değiştirdiğinizde etrafınızdaki insanların değiştiğini hiç fark ettiniz mi? Yüzleşme enerjisinde olduğumuzda ve o alandan konuştuğunuzda, kimse bizle ilgili bir şey istemez, ancak bu enerjiyi izin verme ve şükran duymaya değiştirdiğimizde etrafınızdaki insanlar farklı şekillerde ortaya çıkarlar.
  2. Fark ediniz ki bu realitede herkes her zaman herkesle iletişimdedir. Gerçek olan şu ki bu iletişimde, işe kelimeleri bulaştırma ihtiyacı duymamaları, insanların kendileri hakkındaki bilgi zenginliği enerjilerini, beden dilleri ve hareketleriyle karşısındakine aktaramıyorlar demek değildir. Bir odaya girip de birisinin üzgün veya öfkeli ya da kendini kapatmış ya da neşeli olduğunu hiç fark ettiniz mi? Ya kendinize sözsüz iletişim hakkında bildiğiniz her şeye erişmek için izin verseydiniz? Bu diğerlerine yaklaşım biçiminizi değiştirebilir miydi? Hepimizin genel olarak kendimize izin verdiğimizden çok daha fazla farkında olduğumuzu unutmayınız.
  3. Nasıl, ne zaman ve nerede iletişimde olacağınız seçimini bilgilendirmek için sahip olduğunuz farkındalığı ve bilişi kullanınız. Pek çoğumuzun yaptığı hatalardan biri insanlara duyamayacakları şeyler söylemektir. Ondan sonra istediğimiz biçimde karşılık vermediklerinde, öfkelenme eğiliminde oluruz. Örneğin, bir arkadaşınızla herkes için normal olan bir sorun hakkında konuşmaya çalıştığınız da – belki de bir istismar ilişkisi içindeler veya çok içki içiyorlar, yardımlarınız ve ilginiz için size teşekkür etmek yerine size saldırdıkları hiç oldu mu? İşte bu işitemeyecekleri bir şeyi söylemenin bir örneğidir.
  4. Beklentilere izin verin gitsinler. Eğer bir kişiyle belli bir ajanda ve yargılama olmaksızın sadece sorularla konuşabiliyorsanız açıklığı, incinebilir olmayı/savunmasızlığı ve olasılıkları davet edersiniz. Bu aynı zamanda söylemek zorunda oldukları şeylere izin veriş halinde olmanızı da gerektirir. Unutmayınız, her ne zaman herhangi birisi bir şey söylese, bu onların ilginç bakış açısıdır.
  5. İncinebilir, savunmasız olmaya istekli/gönüllü olun. Bu ne yaratabilir? Bizler incinebilir olmanın zayıflık olduğunu düşünürüz ancak aslında doğru olan bunun tam tersidir. İncinebilir olduğumuz zaman, olasılıklara açık oluruz. Kendimiz için barikat oluşturduğumuz zaman, yargılarımızla uyuşmayan hiçbir şeyi gerçekte alıp kabul edemeyiz.
  6. Bir şeyleri kişisel olarak almaktan vazgeçiniz. İster övgü alın ister hor görülün bu hiçbir zaman sizinle ilgili değildir, bu her zaman diğer kişiyle ilgilidir! Herkes kendi lensleri vasıtasıyla görür. Bir şeyleri kişisel olarak almama, alan ve kolaylık yaratır. Örneğin, çoğu insan ilişkileri sona erdiğinde, bunun mutlaka birisinin hatası olduğuna ve bunun için mutlaka bir suçlama yapılmasının şart olduğuna inanır. Bu neyi yaratır? Sadece ilişki bitti diye birisinin mutlaka hatalı olması gerekmemektedir. Bu durum sadece iki insanın artık daha fazla uyum içinde olmadıklarını ve kendi başlarına yola devam etmeleri gerektiğini işaret eder.
  7. Kendinize hayatınızda diğer insanlarla birlikte, daha fazla var olmak için izin verin. İnsanlar gerçekten orada olduklarında genelde kelimelere daha az ihtiyaç duyulduğunu görürler. Sadece neler olup bittiğini bilirler, çünkü kendilerini diğerlerinden çok daha az ayırırlar.

Eğer kelimelerimizi gerçek sorular için kullansak, daha fazla izin verme eklesek, incinebilir olmaya istekli/gönüllü olabilsek ve kendi farkındalığımızda olsak, ne kadar daha fazla kolaylık elde edebiliriz? Bu ne denli hafif olabilirdi?

Bu yazı Access Consciousness Blog sayfasından alınarak tercüme edilmiş ve paylaşılmıştır. Yazının aslını okumak için yandaki linki kullanabilirsiniz: http://access-consciousness-blog.com/2014/10/i-just-need-you-to-communicate-with-me/