2 gün önce benden bu yazıyı yazmam istendiğinde soru sormaya başladım, sorduğum sorulardan birisi de “ne yazsaydım gerçekten bu okuyuculara katkı olurdu ve güçlendirirdi, aynı zamanda da eğlenceli olurdu?
Bu soruyla birlikte yaşadığım bir olayı hatırladım ve Bayramın 1.gününde bu makaleyi yazıyorum.
İyi Bayramlar… ????
O zaman Access’te çok yeniydim, bir çift kumru balkonumda yuva yapmıştı. Yuvanın yapılışından, yumurtaların olgunlaşmasına ve minik kumruların yumurtadan çıkıp büyümesine kadar bebişler büyük bir özenle bakılıyorlardı. Ta ki anne ve baba kumru yem taşımayı bırakana kadar. Bir gariplik var diye endişelenmeye ve daha fazla gözlemleye başladım. Yavrular açtı, yemek istiyorlardı anne baba kumru ise asla yanlarına yaklaşmıyordu. Uzaktan izliyorlardı. Bu şekilde 2 gün geçince ben dayanamayıp anne baba kumruya da bıdı bıdı söylenerek yuvaya bir parça ekmek koymayı düşünürken birden durdum ve sordum “bunu yapmak bu yavrulara katkı olacak mı?”. O anda farkındalığıma gelen, onların doğal yaşamlarına müdahale etmemem ve akışına bırakmam gerektiği idi. Kumrular mutlaka işlerini biliyorlardı ve bunu hiçbir bakış açısı olmadan çok doğal yapıyorlardı. Bütün vardığım sonuçları ve bakış açılarımı poc & pod layarak onları gözlemlemeye devam ettim. 4 gün olmuştu ve yavrular gerçekten açtı (Poc & Pod) 4. Günün sonunda bir de baktım ki kumrular yuvadan çıkmaya başlıyor. Anne baba kumru ise hep uzaktan gözlemlemeye devam ediyordu. Kumrular balkonun kenarına konmuşlardı, kanatlarını uçacak gibi çırpıyor, aşağı bakıp yüksekliği görüp, geri kaçıp, uçmaktan vazgeçiyorlardı, anne baba kumru da onlara uzaktan bir şeyler söylüyordu. Yavrular tekrar deniyor derken yaklaşık yarım saat sonra uçmayı başardılar. Sonradan öğrendim ki anne baba kumru yavrularını beslemeyi kesermiş ki uçsunlar ve kendi yiyeceklerini bulup yesinler diye. Yoksa uçmazlarmış. Bunu duyduğum anda zanlarımla değil farkındalığımla hareket ettiğim için sevinmiştim.
Anne baba kumru yavrularının ihtiyaçlarını gidermeye devam etseydi ve onların yapabileceklerini onların yerine yapsalardı o yavrular belki de asla kendi güçlerini eline alamayacaklardı. Yavrulara uzaktan katkı oluyorlardı ve güç veriyorlardı. Yavrular bunu kendi başlarına başarmışlardı. Bu da bana Access’in “İnsanların ne bildiklerini bilebilmeleri için güçlendirmek” sözünü hatırlatmıştı. Evet, Access araç ve prosesleri de böyle. Gerçekten bizleri güçlendiren ve bazen de bilmiyormuş gibi yaptığımız aslında bildiğimiz ve bildiklerimizle bizi güçlendiren muhteşem bir sistem. Access Consciousness ™’ a huzurunuzda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
Sormak istiyorum bizler gerçekten insanları ne kadar güçlendiriyoruz?
Hayatımda alışkanlık haline getirdiğim hatta otomatik pilota bağladığım sorulardan bazılarını paylaşmak istiyorum;
Ne söyleseydim/yapsaydım/olsaydım bu insanları güçlendirirdi?
Bu söylediğim/yaptığım/olduğum… Kişiyi güçlendiriyor mu, güçsüzleştiriyor mu?
Hikayenin eğlenceli kısmına gelelim. Tüm bu 4 günlük süreçte yavrular aç kaldığı için endişelenip, üzülerek onları gözlemlerken şunu da fark ettim ki onların hiçbir endişesi, üzüntüsü yoktu. Gayet neşeli bir şekilde hayatlarına devam ediyorlardı. Bunu o kadar doğal yapıyorlardı ki. Kuşların genel dünyalarına baktığımızda hiç birisi bugün yemek bulamadım, arkadaşım bana suratını astı, bugün hava çok soğuk gibi gibi bahanelerle suratlarını asıp acı, drama, travma yapmıyorlar. Neşe içinde ötmeye, uçmaya devam ediyorlar. Neşelenmeleri için bir nedene ihtiyaç duymuyorlar, zaten onların doğal varoluş hali bu. O halde bunun üzerine de bir proses iyi gider edasıyla makalemi bitirmek istiyorum.
Nedensel ve koşullu neşeye sahip olmanın nesini o kadar hayati yaptık ki neşenin doğal olarak ortaya çıkmasına engel oluyoruz? Bununla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını tümüyle iptal edelim mi?
Poc & Pod™
Ya neşeyi sadece seçseydik ve doğal varoluşumuzla hiçbir nedene ya da koşula bağlamadan zaten olduğumuz neşe olsaydık bu nasıl olurdu?
Kolaylık, neşe ve ihtişamla…
Ayla Aydın
CF, BF, BPF, TTTEF

