ÖNGÖRÜLER, BEKLENTİLER, AYIRIMLAR, YARGILAR VE REDDETMELER

prac_garyKendinizi başkalarının öngörüleri, tasarımları ve beklentilerine ne kadar kaptırdınız? Kendi beklentilerinize göre yaşamadıkları nedeniyle insanlar tarafından ne kadar hayal kırıklığıyla karşı karşıya kaldınız? Bu nereye yönlendiriyor? Onları sizi hayal kırıklığına uğrattılar diye yargılıyor musunuz? Başarısız olduğunuz için kendinizi yargılıyor musunuz? Bütün bunların neticesi olarak onlardan ayrılır mısınız? Burada ne kadar seçeneğiniz var?

Öngörüler ve beklentiler, hatta yapmayacak olsalar bile, birisinin yaptığını düşündüğünüz şeylerdir. Öngörüler ve beklentiler bu dünyada ortaya koyduğunuz, birisinin yapmasını istediğiniz şeylerdir, çünkü istediğiniz şey budur. Eğer birisinden bir şey yapmasını bekliyorsanız, farkında olamıyorsunuz demektir.

Çoğu insanın erken yaşlarda kendilerine öngörülen pek çok beklentileri ve yargıları vardır. Bunların bedeninizde ve var oluşunuzda çok olumsuz etkileri olabilir. Kendinizi başka birilerinin öngörüleri, beklentileri, yargıları ve reddetmeleri tarafından tanımlanmaya izin verdiğiniz her seferinde, var oluşunuzu yok edersiniz, boşa harcarsınız. Kaç defa başka birisinin bakış açısı lehine kendiniz olmamayı seçtiniz? Birisinin sizinle ilgili öngörüleri olduğu zaman, aslında bunları gerçek ve doğru olarak satın almak zorunda değilsiniz.

İki yaşından önce kendiniz ve aileniz ya da etrafınızdaki insanlarla aranızdaki farklılığı algılayamazsınız. Onlar hakkındaki bütün düşünceleri, hisleri, duyguları ve bakış açıları dâhil her şeyi alırsınız. Ondan sonra genç biri olduğunuz zaman ve ebeveynlerinize karşı isyan ettiğinizde, aynı zamanda kendinize karşı da isyan edersiniz.

Bedeninize yüklenmiş öngörüler, beklentiler, yargılar, ayırımlar ve reddetmeler de vardır. Bedeninizi şu andaki görüntüsünün ne kadarı onların neticesi? Bunlar bedeninize hafif ve havai hissettiriyor mu? Yoksa bedeninize ızdırap mı çektiriyorsunuz?

Ya artık daha fazla, başkalarının, bakış açınızı görmelerini sağlamak zorunda değilseniz? Ya onlara ne iseler o olmalarına izin verseniz? Ya hiç kimse hakkında öngörüleriniz ve beklentileriniz olmasaydı? Hayatınız farklı olur muydu?

Benim hiç kimse hakkında hiçbir öngörüm, beklentim, ayırımım, yargım veya reddetmem yoktur. Ben daima inanmaktansa algılamayı tercih ederim. Daima ana göre ayarlanma konusunda yetenekliyim. Sadece insanlar söylediklerini gerçekten yaptıkları zaman şaşırırım. İnsanları söylediklerine inanmam. Kafalarından neler geçtiğinin farkındayım. Her zaman iyi kişi olmaktansa, cehennemden gelen bir şeytan piç olmaya gönüllüyüm. Siz öyle misiniz? Yoksa kapı paspası olmaya mı adandınız?

Eğer hayatınızda ortaya çıkan her şeyin kaynağı iseniz, o zaman etrafınızdaki insanları değiştirecek şeyin kaynağı olmaya da istekli olmalısınız. Değişim, olasılık ve soru için kaynak olmak zorundasınız. Farklı bir şey yaratacak olan neyi değiştirebilirsiniz? Her şeyi hemen şimdi değiştirebilecek hangi soru olabilirsiniz?

GARY DOUGLAS

Access Consciousness Kurucusu

Editörün Notu: Yazının İngilizce aslını Gary’nin Bloğun da okumak için lütfen BURAYI TIKLAYINIZ

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedintumblrmail